ISSN 1300-7157 Main Page | Contact      

Volume : 26  Issue : 3  Year: 2020

Epilepsi: 5 (3)
Volume: 5  Issue: 3 - 1999
Hide Abstracts | << Back
1.ELECTRO-CLINICAL ASPECTS AND EVOLUTION OF THE SYNDROME OF EPILEPSY WITH CONTINUOUS SPIKES AND WAVES DURING SLOW SLEEP (CSWS)
Michelle BUREAU
Pages 102 - 110
Amaç: Yavaş uykuda sürekli diken dalga ile giden epilepsi sendromlu (CSWS) 38 hastanın elektro-klinik verileri, hastalık öncesinde, sırasında ve sonrasında değerlendirildi. Hastalar ve Yöntemler: 1971-1998 yılları arasında 38 hastada CSWS gözlendi. Bunların %60'ı erkekti. Bulgular: Hastalık saptanmasından önce uyanıkken çekilen EEG iki olguda normaldi; 12 olguda fokal ya da multifokal anormallikler, 14 olguda fokal ve diffüz anormallikler, 10 olguda diffüz anormallikler gösterdi. On iki olguda elde edilebilen uyku EEG'sinde interiktal anormalliklerde artış saptandı. Hastalık gelişimi sırasında nöbet tiplerinde artış gözlendi. Olguların %12'sinde tek tip, fokal motor, nöbet gözlendi. Olguların %42'sinde başlangıçtaki nöbet tipine atipik absanslar, %46'sına atipik absanslar yanı sıra düşmeli nöbetler ve absans status eşlik etmekteydi. Hastalığın şiddetinden bağımsız olarak, nöbetler tüm olgularda ortadan kayboldu. Ortalama epilepsi süresi 12 yıl (dağılım 4 yıl 4 ay -14 yıl 11 ay) idi. Sonuç: Yavaş uykuda sürekli diken dalga ile giden epilepsi sendromu, nöbetlerin, hangi yoğunluk ve şiddette olursa olsun, kaybolduğu, yaşla ilişkili bir sendromdur.
Objectives: Electro-clinical data obtained from 38 patients were evaluated before, during, and after the end of continuous spikes and waves during slow sleep (CSWS). Patients and Methods: At the Center Saint Paul we observed 38 cases with epilepsy with CSWS between 1971 and 1998, of which 60% was males. Results: Before the discovery of CSWS, awake EEG was normal in two cases or showed focal' or multifocal abnormalities (n=12), focal and diffuse abnormalities (n=14), and diffuse abnormalities (n=10). Sleep EEG performed in 12 cases showed an increase in interictal abnormalities. An increase was noted in the number of seizure types during CSWS. One type was observed 12%, generally a focal motor seizure. In 42%, the initial seizure type was associated with atypical absences; in 46% with atypical absences, seizures with falls, and absence-status. Seizures disappeared in all cases regardless of the severity of epilepsy. Mean duration of epilepsy was 12 years (range 4 years and 4 months to 14 years and 11 months). Conclusion: The syndrome of epilepsy with CSWS is an age-related syndrome in which seizures always disappear regardless of their intensity and severity during the evolution..

2.ETIOLOGY IN THE INFANTILE ONSET EPILEPSY
Gülay ALPER, Serap TURAN, Yüksel YILMAZ
Pages 111 - 115
Amaç: İnfantil dönemde ortaya çıkan epilepsilerde etyolojiyi tanımlamak, semptomatik olgularda altta yatan merkezi sinir sistemi hastalığını belirlemek. Hastalar ve Yöntemler: İlk konvulsiyonları bir ay ile iki yaş arasında başlayan ve epilepsi tanısı alan 174 hastada etyolojik faktörler araştırıldı. Etyolojik gruplar ve bazı klinik özellikler karşılaştırıldı. Bulgular: Ortalama epilepsi başlama yaşı 7.7±6.3 ay idi. Olguların %55.2'si semptomatik, %22.4'ü kriptojenik ve %21.8'i idiyopatik grupta yer aldı. Semptomatik grupta epilepsiye yol açan nedenler arasında pre- ve perinatal faktörler (%35.4), gelişimsel serebral anomaliler (%22.9) ve nörodejeneratif hastalıklar (%12.5) en önemli grupları oluşturmaktaydı. Olguların %24'ü West sendromu tanısı aldı. Sonuç: İnfantil dönem epilepsilerinde en büyük grubu semptomatik olgular oluşturmaktadır. Semptomatik grupta da diffüz serebral hasara yol açan nedenler daha fazla bulunmuştur.
Objectives: To describe the etiology of infantile onset epilepsies and to determine the underlying central nervous disease in symptomatic cases. Patients and Methods: Etiologic factors were investigated in 174 patients with epilepsy, whose seizures appeared between one month and two years of age. Etiologic groups and clinical features were compared. Results: The mean age of onset was 7.7±6.3 months. Etiologies were symptomatic, cryptogenic, and idiopathic in 55.2%, 22.4%, and 21.8% of patients, respectively. Pre- and perinatal factors (35.4%) developmental cerebral anomalies (22.9%), and neurodegenerative diseases (12.5%) were the leading etiologic factors in the symptomatic group. A diagnosis of West syndrome was made in 24%. Conclusion: In infantile onset epilepsies, symptomatic cases account for a major group, of which diseases causing diffuse cerebral damage are the most common.

3.COST MINIMIZATION ANALYSIS OF ANTIEPILEPTIC DRUGS IN NEWLY DIAGNOSED EPILEPSY IN 11 EUROPEAN COUNTRIES: THE TURKISH SITUATION
C TALEB, C DRAVET, Ca Van DONSELAAR, D KOMAREK, Dc HEANEY, E MYON, E PERUCCA, E EŞKAZAN, İta HUNG, J MAJKOWSKİ, Jm Lopes LİMA, Jw SANDER, P BOON, P MARUSİC, P PEETERS, P CARİTA, S SHORVON, S RİED, S ARROYO, T TOMSON
Pages 116 - 123
Amaç : Son 10 yıl içinde epilepsi tedavisinde kullanılmak üzere Avrupa'da çeşitli yeni antiepileptik ilaçlara ruhsat verilmiştir. Bu çalışmada, farklı sağlık sistemlerine sahip 11 Avrupa ülkesinde epilepsi tedavisinde lamotrijin (LTG), karbamazepin (CBZ), fenitoin (PHT) ve valproat (VPA) kullanılması, maliyetleri en aza indirme (minimizasyon) analiziyle değerlendirildi. Bu amaçla, yeni tanı konmuş parsiyel ve jeneralize epilepsili erişkin hastalarda bu farklı antiepileptiklerin ilk seçim ilacı olarak kullanılmasının doğrudan tıbbi maliyetlere olan etkisi hesaplandı. Yöntem: Veriler epilepsi ile uğraşan sekiz uzmanın bir panelde oybirliği ile vardıkları değerlendirme sonuçlarına dayanmaktadır. Doğrudan tıbbi maliyetler tanı konduktan sonraki ilk 12 ay içinde CBZ, LTG, PHT ve VPA tedavilerinin yer aldığı farklı tedavi yolları dikkate alınarak hesaplandı. Sonuçlar: Tedavi maliyetini en aza indirme analizleri, yeni tanı konmuş epilepsili hastada ilk yol tedavide LTG kullanılmasıyla oluşan ilk yıl için tedavi maliyetinin CBZ, PHT ve VPA uygulamasına göre, 2 - 4 kat daha yüksek olduğunu göstermiştir. Sonuçlar, Türkiye dahil farklı sağlık sistemlerine sahip 11 Avrupa ülkesinde birbirleriyle uyumlu bulunmuştur.
Objectives: Over the past 10 years several new antiepileptic drugs (AEDs) have been licensed for use in Europe. The authors sought to examine whether a cost minimization analysis of the use of lamotrigine (LTG), carbamazepine (CBZ), phenytoin (PHT) and valproate (VPA) in epilepsy treatment would yield similar results in 11 diverse European health care systems. The effect of these AEDs on direct medical costs was estimated when used as first-line treatment in adults with newly diagnosed partial and generalized epilepsies. Methods: Data were derived from a consensus development panel of eight locally-based experts dealing with epilepsy. Each treatment pathway encompassing the use of CBZ, LTG, PHT, or VPA during the first 12 months after diagnosis was evaluated in terms of direct medical costs. Results and Conclusion: Cost minimization analyses showed that use of LTG as first-line therapy in a patient with newly diagnosed epilepsy imposed a two to four-fold increase in direct medical costs by the end of the first year, compared with those obtained using CBZ, PHT and VPA. The results were consistent in all the countries included in the study.

4.PSYCHOSOCIAL EVALUATION OF EPILEPTIC PATIENTS WITH WASHINGTON PSYCHOSOCIAL SEIZURE INVENTORY
Baki ARPACI, Çiğdem ÖZKARA, Dilek ATAKLI, Işıl UĞURAD, Murat ERKIRAN, Peykan G GÖKALP, Sevim BAYBAŞ
Pages 124 - 130
Amaç: Gelişmekte olan ülkelerde hastalıklara eşlik eden psikososyal sorunlara ne yazık ki gereği kadar ilgi gösterilmemektedir. Bu çalışmada epilepsili hastaların psikososyal açıdan ele alınması ve bu konuya dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntemler: Poliklinikte izlenen 51 erişkin epilepsili hastaya (28 erkek, 23 kadın, yaş ort. 29.3±8.1) Washington Psychosocial Seizure Inventory (WPSI) uygulandı. Hastaların nöbetleri ILAE önerilerine göre sınıflandırıldı; psikososyal işlevler açısından değişik alanlardaki bozukluklar değerlendirildi ve sonuçlar diğer ülkelerle karşılaştırıldı. Bulgular: Ciddi psikososyal sorunların göstergesi olarak yorumlanan yüksek puanlar, genel psikososyal işlevlerden, emosyonel ve kişiler arası uyum ile ilgili bölümlerden elde edildi. Diğer ülkeler içinde, sadece Şili'nin daha yüksek puanlar ile aynı alanlarda yüksek çıkışlar yaptığı; gelişmiş ülkelerde ise daha düşük sapmalar gösteren bir profil olduğu gözlendi. Sonuç: Hastaların tedaviye uyumunu ve psikososyal uyumlarını artırmak için WPSI gibi yöntemlerin rehberliğinde rehabilitasyon çalışmalarının yapılması yaşam kalitesinin artması açısından önem taşımaktadır.
Purpose: Psychosocial problems associated with an illness do not receive adequate interest in developing countries. This study was designed to provide data on, and to draw attention to, psychosocial aspects of epilepsy in Turkey. Patients and Methods: The Washington Psychosocial Seizure Inventory (WPSI) was administered to 51 adult epileptic outpatients (28 males, 23 females; mean age 29.318.1 years). Seizures were classified according to the proposal of ILAE. Disturbances in several areas of psychosocial functioning were evaluated and results were compared with those of other countries. Results: The highest scores indicating definite psychosocial problems were obtained from overall psychosocial functioning, emotional adjustment, and interpersonal adjustment scales. Comparison with other countries showed a similar profile with higher peaks in Chile and lower peaks in developed countries. Conclusions: In order to enhance patients' compliance to treatment and improve their psychosocial adjustment, rehabilitation efforts designed for Turkish epileptic patients should consider the results obtained from WPSI.

5.The European Epilepsy Academy(EUREPA)
Peter Wolf
Pages 131 - 134
Abstract | Full Text PDF



Copyright © 2020 All rights of this site belong to the Turkish Epilepsy Association .
 
LookUs & Online Makale